Kurulum korkusu genelde eski bir deneyimden gelir: alınmış, kurulamamış, kullanılmamış bir yazılım. O deneyimi tekrarlamamak için geçişin nasıl işlediğini açık açık yazalım.
Teknik kurulum: sizin işiniz değil
Sunucu, kurulum, sektöre göre ayar ve veri aktarımı bizim tarafımızda yapılır. İşletmenin yapması gereken tek şey mevcut listesini paylaşmaktır — Excel, telefon rehberi ya da eski programın dışa aktarımı fark etmez.
Asıl mesele: ilk hafta
Yazılım ilk gün hazırdır; ekip ilk gün hazır değildir. İlk hafta kritik olan şey, herkesin aynı anda her şeyi öğrenmesi değil, tek bir işin tamamen yeni sisteme geçmesidir. Genelde bu randevudur.
Paralel çalışma tuzağı: hem deftere hem sisteme yazan ekip, iki hafta sonra yalnız deftere yazar.
Geçişi batıran üç davranış
- Her şeyi aynı anda taşımak. Randevu, finans, stok, personel… Hepsi bir arada olursa hiçbiri oturmaz.
- Eski sistemi açık tutmak. Bir tarih belirleyip defteri kapatmak şart; yoksa iki kayıt da eksik kalır.
- Kimseye sormamak. Ekranı her gün kullanan kişi personeldir; itirazını dinlemeyen kurulum tutmaz.
Geçişi kolaylaştıran üç davranış
- Bir sorumlu belirlemek. “Herkes” sahiplenirse kimse sahiplenmez.
- Küçük başlamak. Önce bir şube, bir hizmet, bir ekip.
- 30. günde ölçmek. Kaç randevu sistemde, kaç tahsilat işlendi, kaç kişi giriş yaptı? Rakam yoksa geçiş de yoktur.
Eski verilerim ne olacak?
Taşınabilir olan taşınır: müşteri adı, telefon, geçmiş işlem, alacak bakiyesi. Taşınmasına gerek olmayan da vardır — beş yıl önceki tek seferlik kayıtlar sistemi kalabalıklaştırmaktan başka işe yaramaz. Neyin taşınacağına birlikte karar veririz.
Ya beğenmezsek?
Taahhüt yoktur, istediğiniz an iptal edebilirsiniz. Bunu bir güvence olarak yazıyoruz ama asıl güvence şudur: kurulumdan sonraki ilk ay, sistemin işinize uyup uymadığını zaten net şekilde gösterir.